Ana Sayfam Yap  |   Favorilere Ekle  |   Sayfayı Yazdır  |   Tavsiye Et   
   Seni Gönülden Seven İnsan İçin İyi Gün Kötü Gün Yoktur..... Ne Zaman Yanında Olması Gerekiyorsa O Zaman Yanında Olur.....   Hayat Ya Seninle Olmalı Ya Da Hiç Olmamalı.....   Her Gidiş Bir Ayrılık Değildir. Çünkü Bazen Ne Kadar Uzağa Gidersen Git; Yüreğin Hep Bıraktığın Yerdedir…..   Toprak Bir gün Yağmurun Kıymetini Anlayacak; Fakat O Gün Yağmur Yağmayacak …..   Yüreğim Seni Çok Sevdi.....   Çaresiz Dertlere Düştüm, Yok Mu Bunun Çaresi ? Var:Yaşamayı Ölecek Kadar Sevmek…..   Ayakla Yürek Aynı Yöne Gitmezse Mutluluk Olmaz.....   DOSTLAR Vardır KEŞKELERE Seni Boğdurur! AMA Öyle DOSTLAR Vardır Ki; İYİKİLER İle GÖZLERİNİ Doldurur..... İYİ Kİ VARSINIZ.....   Sana Yüklediğim Anlamları Senmişsin Gibi Düşünme, Aldanırsın…..! O Anlamlarla Sadece Bende Varsın..... Ben Seviyorsam Sen Bahanesin.....   Sevmek 'Seviyorum' Demek Değil, Yüreğinde Hissetmektir. Ve Aşk Yanında Olanı Sevmek Değil, Bazen Gelmeyecek Birini Beklemektir…..   
 Zoru Başarırız, İmkansız Zaman Alır...  Son Güncelleme : 21.05.2012 - 01:00  
 21 Mayıs 2012, Pazartesi -
Sitede 2 üye ve 97 misafir bulunuyor...
İzmir Açık  14°C  İzmir - Açık  14°C  
 Üye Girişi     Yeni Üyelik     Şifremi Unuttum
Genel Menü
Hava Durumu
Hava Durumu
Güncel hava durumu tahminleri
Günün Fotoğrafı
Gönderen  : Yılmaz Demir
Foto Trh  : 04 Ocak 2012
 Tüm Fotoğraflar
Döviz Kurları
Piyasalar
Güncel bilgilerle piyasalarda bugün
Günlük Falınız
Son Üyeler
 suleymanemre 03/01/12 - 10:44
 nilay214 24/12/11 - 11:55
 busra_94 02/12/11 - 17:13
 aleyna3546 14/11/11 - 21:58
 busra_95 22/10/11 - 17:21
E-mail Listemiz
E-mail adresinizi ekleyin, sitemizdeki yeniliklerden ilk sizin haberiniz olsun!

Adınız Soyadınız:
E-mail adresiniz:
E-mail Ekle E-mail Çıkar
Son Ziyaretler
 Admin 1 hafta önce
 tahiroguz 7 hafta önce
 gulsum 8 hafta önce
 gvnky66 13 hafta önce
Önemli Bağlantılar
Sivaslı Canlı Yayın
 
Sivaslı Sözlüğünden...   
Memleketim » Sivaslı Sözlüğünden...  Sayfayı Yazdır    PDF-Versiyon

Sivaslı Sözlügünden
 
Sivaslı yöresinde bugüne kadar dil bilimcileri tarafından bir inceleme yapılmıştır. Halk tarafından kullanılıp da sözlüklere geçememiş, belli bir süre sonra da kaybolup gidecek nitelikte yüzlerce kelime vardır. Biz burada günlük yaşantıda sıkça kullanılan bazı kelimelerden bir bölümünü örnek olarak almış bulunmaktayız.
 
Aa                               : Hayır.                                        
Aba                             : Abla.
Abe                             : Ağabey.
Abdeshane                   : Yüznumara.
Aca                             : Amca.
Afyon                          : Haşhaş.
Ağa                             : Ağabey.
Ağırlık                          : Başlık parası.
Ağız                             : İnek, koyun gibi memeli hayvanlar doğurunca ilk olarak sağılan koyu süt.
Ahar                            : Çeşme yalağı. Hayvan yemliği.
Alama                          : Elle atılabilen büyük taş.
An                               : Tarla sınırı.
Andık                           : Sırtlan.
Anışmak                       : Konuşmak.
Annaç                           : Karşı tarak.
Ardılmak                       : Bir yere yaslanmak. Eziyet etmek.
Arık                              : Temiz.
Arınmak                        : Temizlenmek.
Arkeç                            : Arkadas.
Aş ermek                       : Hamile kadının her hangi bir yiyeceğe fazla istek duyması.
Atlamak                         : Toplamak.
Avgan                            : Su birikintisi.
Avlu                               : Evin önündeki duvarla çevrili meydanlık.
Avsıtmak                        : Gafil Avlamak.
Avurt                             : Dişlerle yanak arasındaki ağız boşluğu.
Ayakyolu                        : Yüznumara.
Aygıt                             : Eşya, araç, alet.
Ayran gevmek                : Aptalca boş konuşmak.
Azat                              : Büyük palamut ağacı.
Azıtmak                         : Yoldan çıkmak.Konuyu uzatıp şiddetlendirmek.
Badılcan                         : Patlıcan.
Balk oynaması                : Şimşek.
Baş tutarı                       : Aile reisi.
Batman                          : Büyük bakraç.
Baymak                          : Dayanamamak.
Belinlemek                      : Korku ile sıçramak.
Berenarı                         : Söyle böyle, üstün körü.
Beşbıyık                          : Muşmula.
Bet                                 : Hem iyi, hem de kötü anlamında kullanılır.
Bıçık                               : Vadi, dar geçit.
Bıkımak                          : Hafif dönüvermek.
Bibi                                : Hindi.
Bicez                              : Bir tane.
Bişiyen                            : Çabuk pişen.
Boduç                             : Küçük toprak su kabı.
Boğ                                : Bohça.
Bolarmak                        : Bollaşmak. Genişlemek.
Bol kursak                       : Aceleci olmayan, sabırlı.
Böce börtü                      : Böcekler.
Bubeşçe                         : Papatya.
Bun                                : Sıkıntılı, kaderli.
Buva, buba                     : Baba.
Bürtlemek                      : Dışa dogru çıkmak.
Büvelek                          : Sığır sineği.
Caba                              : Beleş.
Camız                            : Manda.
Canez                            : Canı tatlı.
Carga                             : Derme – çatma kır evi.
Cebiş                             : Bir yaşını doldurmuş keçi yavrusu.
Cıbır                              : Fakir.
Cırlak                             : Hemen ağlayıveren.
Cırmalamak                    : Tırmalamak.
Cızgı                              : Çizgi.
Culuk                             : Zayıf, küçük tavuk yavrusu.
Cuncunmak                    : Büyükbaş hayvanlarda gocunmak.
Cungu                           : Zayıf ve gelişmemiş tavuk yavrusu.
Çağıl                             : Taş yığını.
Çampır                          : Patişka kumaş.
Çardak                          : Derme-çatma kır evi.
Çapar kapar                   : Aceleci.
Çapıt                             : Bez.
Çeki                              : Başa sarılan kadın yemenisi.
Çelermek                       : Hayvanların ürkek yürümesi, Koşması, hızlanması.
Çelme                           : Alına düşürülmüş saç demeti.Yürüyen kişiye ayak koyma.
Çığırmak                        : Çagırmak. Türkü söylemek.
Çılbak                            : Çıplak. Varlıksız.
Çımkışmak                     : Hayvanların ürkerek yürümesi, Koşması, hızlanması.
Çıtlak                            : Kıvılcım.
Çıtlık                             : Küçükbaş hayvanların boynuna Takılan ağaçtan süs.
Çilemek                        : Yağmurun hafifçe yağması.
Çinil                             : Omuz.
Çokaşmak                     : Toplanmak.
Çokmak                        : Toplanmak.
Çödürmek                     : Işemek.
Çücük                          : Filiz.
Dalöğlen                      : Tam öğle vakti.
Dam                            : Hapishane. Ahır.
Darı                             : Mısır.
Dartma                        : Baş örtüsü.
Dayı                            : Güzel.
Dayıbaşı                      : Amele başı.
Depik                          : Tekme.
Deşleme                      : Mani. Deyişleme.
Deştevan                     : Korucu.
Deşteye                       : Boşuna.
Dığan                          : Yağ tavası.
Dıgıl                            : Hayvanlara takıla küçük çan.
Dıkım                          : Lokma
Dırtlı                           : Cılız.
Dizlik                          : Kadın donu.
Dombey                      : Manda
Dömet                        : Ellik yığını.
Döver                         : Çamın özünden yapılan küçük kiriş.
Dutu                           : Rehin.
Duzlama                     : Buğday ve mısır kaynatması.
Dülek                          : Olgunlaşmamış kavun.
Dümbelek                    : Darbuka.
Dürge                          : Kağıt veya para demeti.
Ebe                             : Nine.
Ebermek                     : Getirmek.
Ellik                            : Eldiven. Yabancı topluluk.Orakla yolunan arpa, buğday, Nohut, mercimek, gibi hububatların demeti.
Emendirmek                : Yormak uğraştırmak.
Emsiz                          : Beceriksiz. Önemsiz.
Engastan                     : Şakadan.
Enseri                         : Büyük çivi.
Entari                          : Gömlek. Kadın elbisesi
Erkeç                          : İki yaşını geçmemiş, burulmuş, erkek  keçi.
Esi                              : Yanık odun parçası.
Eski                            : Çamaşır.
Eskibeki                      : Az kullanılmış elbiseler.
Essah                         : Gerçek.
Eşi badılcan                : Domates.
Eşire                          : Kavgacı.
Evcimek                      : Evinin işini iyi bilen, evine bağlı.
Evetlemek                   : Acele etmek.
Evlek                           : Dönümün dörtte biri.
Ey                               : Yeter.
Fatma Böcesi                : Uğur böceği.
Fer                              : Güç, Kuvvet.
Fişnamak                     : Mayalanıp kabarmak. Ekşimek.
Fistan                          : Kadın elbisesi.
Fişfişlemek                   : Haberi ulaştırarak kışkırtmak.
Fokurdamak                 : Şiddetli kaynamak.
Gaga                           : Ağabey.
Gakguburak                  : Neşe, Şenlik.
Galan                          : Artık, Gayri.
Galek                          : Boynuz.
Gali                             : Galan. Sincap.
Gallangoz                    : Salyangoz.
Ganare                        : Sürüntü, gezenti.
Garadaban                   : Çatı arası.
Garık                           : Bahçe ve bostanlarda yapılan bölüntü. Çiftleşmeye hazır.
Garıkmak                     : Ses kısılması.
Gari                             : Gali, galan, artık.
Gavırga                        : Buğda, mısır, nohut, kendir tohumlarının Kavrulmasından eldeedilen çerez.
Gavıt                           : Gavırganın sürtülerek un haline gelmiş şekli.
Gayınna                       : Kaynana.
Gaynata                      : Eşlerden diğerinin babası.
Gayneşik                     : Yaramaz.
Gecenez                     : Övendirenin ucundaki demir.
Gellaba                       : Ateş almaya veya harç karmaya.Yarayan alet.
Geme                         : Fare.
Geycek                       : Elbise, giyecek, çamaşır.
Gezem                       : Bir yaşını geçmiş doğurmamış keçi.
Gılik                           : Ufak, küçük.
Gınık                          : Beleş.
Gıran                         : Salgın hastalık.
Gıyık                          : Yorgan iğnesi.
Gızan                         : Çocuk.
Gidişmek                    : Kaşınmak
Goşma                       : Ardıçtan yapılan 3-4m. Uzunluğunda ağaç.
Göde                          : Şişman ve sıska.
Göğeri                        : Darı, Bostan, fasulye, soğan gibi yeşillikler.
Gölük                          : Eşek.
Gönek                         : Iç çamaşırı.
Götdeş                        : Kisiyi kötü alışkanlıklara çeken arkadaş.
                : Geri geri.
Göz                            : Evin odalarından her biri.
Gudubet                      : Yaramaz.
Gulü                           : Hindi.
Gurk                           : Kümes hayvanlarında kuluçkaya gelme hali
Göndöndü                   : Ayçiçegi.
Güvey                         : Damat.
Hangırda                     : Nerede?
Haney                         : Toprak damlı iki katlı ev.
Haranı                         : Tencere.
Hava                           : Şarkı-türkü.
Hayat                          : Eski evlerde dışa açık olan bölüm.
Hayat Ev                      : Hayata ekli ev.
He                               : Evet.
Henk                            : Oyun, eğlence.
Hışır                             : Taze dülek.
Hopa                            : Gürbüz ve şımarık.
Hoşamatçı                    : Yağcı, yaltak.
Hönkürmek                   : Ağlamak.
Irbık(ibrik)                    : Toprak ve ağaçtan yapılan saplı küçük su kabı.
Isgıran                         : Ocaktan kül-köz almaya, teknedeki Hamuru kesip-kazınmaya yarayan demir aygıt.
İlan                             : Yılan.
İlinti                            : Keder, merak, şüphe.
İncedalan                    : Zayıf ve uzun boylu.
İrsal                            : İshal.
İsteci                           : Dilenci.
İsbirte                         : Kibrit.
İte                              : Üzerinde un elenen, hamur yoğrulan, ekmek edilen yün dokuma bez.
Kapatmak                    : Kapamak.
Kaykı                          : Sert. Dik başlı.
Kekeç                         : Çekiç.
Keleter                        : Büyük sepet.
Kelti                            : Meşe çalısı.
Kalem                         : Lahana.
Kenef                          : Yüznumara.
Kerata                         : Ayakkabı çekeceği.
Keri                             : Sonra.
Kıç                              : Bacak. Arka.
Kılıkesik                       : İki yıllık erkek keçi.
Kımsır.                        : Cimri.
Kıran                          : Yamaç, bayır, dağ sırtı.
Kıtmek                        : Yapılan bir işte kandırmak kazanmak.
Kıypmak                      : Kaymak.
Kirelik                         : Eski evlerde kiler.
Köme                          : Küme, yığın.
Kösmek                       : Yıkılmak.
Köstekli                       : Ayakları bağlı.
Kumpir                        : Patates.
Kupa                           : Cam bardak.
Laklak                         : Sapsız uzun boyunlu toprak sukabı.
Mancar                       : Pancar.
Mardalı                       : İri – yarı.
Maşala                        : Meşale. Yanan odun yığını.
Me                              : Al.
Mehel                          : Uygun görülen.
Meldin                         : Sofra bezi.
Meymanat                   : Surat.
Mıymıntı                      : Kendisi beceremeyen, başkasının yaptıgını. Beyenmeyen kişi.
Mızmız                        : Uyumlu olmayan, huysuz, titiz..
Mısır                           : Hindi.
Mistir                          : Mala.
Mutu                           : Uyumlu, bağlı, mutlu.
Müzmal                       : Perişan, zebil. Rezil.
Naca                           : Nasıl?
Namazla                      : Seccade.
Nene                           : Üvey anne.
Nenecen                      : Ne yapacaksın? Boş ver.
Nerdenk                      : Salça.
Nişleyon                      : Ne yapıyorsun?.
Okla                            : Oklava.
Oldum olası                 : Öteden beri.
Omça                          : Bağ kütüğü.
On                              : Çoktan bereketli.
Onmak                        : Bereketlenmek, huzura kavuşmak.
Oturaklı                       : Ağır başlı.
Oturuşgun                   : Ağır başlı, olgunlaşmış.
Öngü(Önkü)                 : Önündeki, o , sü, yanındaki.
Öngücü                       : Nası olsa.
Örüzger                       : Rüzgar, yel.
Ösen                           : Elbette, herhalde.
Övendire                     : Ucu çivili, uzun, öküzleri yönlendiren deynek.
Övetlemek                   : Ayartmak, kışkırtmak.
Öykmek                      : Öngörerek hareket etmek, emsal, göstermek
Pabuç                         : Ayakkabı.
Palçıklı                        : Derli toplu olmayan.
Parpıl                          : Yürümesini bilmeyen, düşe kalka yürüyen.
Patavatsız                    : Gelişi güzel söz söylüyen.
Payam                         : Badem.
Pelit                            : Palamut ağacının meyvesi.
Per(Peri)                      : Küçük çivi.
Peşkir                          : Havlu.
Pontür                         : Pantolon.
Puşukmak                    : Büyükbaş hayvanlarda ürküp kaçmak.
Pürenlik                       : Çalılık.
Sadıç                          : Arkadaş, Damadın en yakın arkadaşı.
Sahan                         : Tabak.
Sallangeç                    : Salıncak.
Samıt olmak                : Aptallaşmak, beynin çalışmaması.
Samsorut                    : Sessizce duran.
Sangımak                    : Hafif algılamak.
Sapısilik                      : Esaleti belli olmayan.
Sarey                          : Kiremitli çatı.
Sası                            : Tatsız, tuzsuz.
Savan                          : Ala erkeç.
Saymak(Saylamak)      : İnanmak, kabul etmek.
Senek                         : Çamdan su kabı.
Senit                           : Üzerinde yufka açılan yassı ağaç.
Setire                          : Eski kadın elbisesi.
Seyis                           : İki yaşında burulmuş erkek keçi.
Seyitmek                     : Koşmak.
Sıkı                             : Fişek, mermi, Müsrif olmayan.
Sıkılcım                       : Sıkıntı.
Sıkma                         : Eski kadın giysilerinden.
Sınıktırmak                  : Bıkkınlık getirmek.
Sırça                           : Cam.
Sırnaşık                       : Arsız, utanmıyan.
Sıtara                          : Sevgi, itibar.
Sıyırma                       : Taze fasulye.
Sinlenmek                   : Gizlenmek.
Soygun                       : Çamdan yapılan ev inşaatında kullanılan uzun ağaç.
Sumsaklamak              : Yumruklamak.
Şalakacı                      : Şartlatan, arsız, utanmaz.
Şamata                        : Gürültü.
Şarpo                          : Eşarp.
Şaplak                         : Tokat, şamar.
Şapşalak                     : Çam ağacından oyulmuş su içmeye yarayan kap koyun.
Şavk                           : Işık, ateş.
Şipirdek                      : Terlik.
Şişek                           : İki yaşında burulmuş erkek koyun. İki yaşında doğurmamış koyun.
Tal(Tahal)                   : Tahıl.
Tara                            : Odun parçalamaya ağaç kesmeye yarayan demir aygıt.
Tas                             : Su bardağı. Bir ölçeğin dörtte biri.
Taslak                         : Kavun, karpuz gibi meyvelerin kesilen dörtte bir parçası.
Tebelleş olmak            : Israr etmek, sataşmak.
Teperotu                     : Havuç.
Ters                            : Gübre.
Tersik                         : Gübre ve çöplerin atıldığı yer.
Terslemek                   : Tarlaya ters atmak.
Teyek                          : Taze asma filizi
Teyin                          : Sincap.
Tezikmek                    : Küçükbaş hayvanlarda ürküp kaçmak.
Tırkaz                         : Kapı sürgüsü.
Tinsirmek                    : Hapşırmak.
Toklu                          : İki yaşına kadar kuzu.
Tomebirlek                  : Yuvarlak.
Topalan                       : Mide-Karın ağrısı.
Topan yastık               : Kırlent.
Tosba                         : Kaplumbağa.
Tutağaç                       : Tencereye ateşten almaya yarayan bezden tutacak.
Uğra                            : Ekmek yaparken hamurun yapışması için kullanılan un.
Uğumlu                       : Kanaatli.
Ulfa(Urfa)                    : Süsen çiçeği.
Uyku semesi                : Uyanınca uyku sersemliği.
Ulamak                        : İlave etmek, eklemek.
Uylaşmak                    : Anlaşmak.
Ümzük                        : Topraktan yapılmış düdüklü su kabının çıkıntısı.
Ünnemek                     : Çağırmak, seslenmek.
Ürmek                         : Şişirmek.
Ürüsüm                       : Adet, gelenek.
Üslük                          : Kadın baş örtüsü.
Ütmek                         : Pişirmek, kazanmak.
Varmak                       : Gitmek, bir kızın birisiyle evlenmesi.
Velesbit                       : Bisiklet.
Yağadı                        : Yağ, ter ve toz-topraktan oluşan kir.
Yağır                          : Hayvanların sırtında oluşan yara.
Yalık                           : Mendil.
Yalım                          : Her halde. Galiba.
Yalıngat                      : Tek kat, ince.
Yanıç                          : Yengeç.
Yanış                          : Desen. İşleme örnegi.
Yarenlik etmek             : Sohbet etmek, arkadaşlık etmek.
Yarın                           : Sırt.
Yaygı                           : Yere serilen çul, kilim.
Yazma                         : Baş örtüsü.
Yedek                          : Cezve.
Yeğ                             : İyi.
Yeğe                           : Kart.
Yen                             : Elbisenin kol ağzı.
Yengattan                    : Yeniden, yenı baştan.
Yepeşlemek                 : Okşamak, sevmek.
Yerinmek                     : Hoşlanmak, pişman olmak, övünmek.
Yılık                             : Eğri.
Yirik                            : Yırtık, Çok konuşan.
Yönet                          : Uygun, denk. Önyüz.
Yuka                           : İnce.
Yumuşak                     : Toplanmak, birikmek.
Yüklü                          : Gebe.
Yümek                        : Yıkamak.
Yüzcek                        : Yüz yüze.
Zağar                          : Av köpeği. Küçük.
Zangadak                    : Ansızın.
Zangölümü                  : Beklenmeyen, ani ölüm.
Zarplı                          : Güçlü, kuvvetli.
Zıbarmak                     : Ölmek. Ölü gibi sessiz uyumak.
Zıbın                           : Eslki kadın giysilerinden.
Zıngıldamak                 : Sarsılmak.
Zıypmak                      : Kaymak.
Ziplemek                     : Saplamak, sokmak.
Zivtinmek                    : Kaşınmak. Oyalanmak.
Zonklamak                  : Çok ağrımak.
Zopa                           : Dayak.

        Tavsiye Et

Yorum Yazın:
  İsim (Zorunlu)
  E-mail Adresi (Zorunlu/Görünmez)
  
:Ü :) :D :O :P ;) :-# 8-| :( :S :$ :-| :@ 8o| :'( :Z :Ğ :A
 karakter kaldı. Yorum'a cevap eklendiğinde bilgi istiyorum.
yüreğim seni çok sevdi.....  sen sevdanın sultanısın.....  gökkuşağı.....  seni seviyorum..... 
 
Genel Menü
ücretsiz E-mail
isminiz@ydemir.com
Ücretsiz 5 GB kotalı e-mail ve msn adresiniz olsun istermisiniz?
 Yeni E-mail     E-Posta Kontrol
Resim Galerisi...
Web Anket
Aşk Evliliği Mi Yoksa Mantık Evliliği Mi Yapmak Istersiniz?
 Aşk Evliliği
 Mantık Evliliği
 Bilmiyorum

 22 katılım gerçekleşti.
 0 yorum yazıldı.
 Sonuçları Göster
 Diğer Anketler
Hit Dosyalar
 Aşkı da Kahve
No: 0008 - 25.02.2008 - 14:30
 Fiil Kipleri
No: 0034 - 08.11.2008 - 01:10
 Atatürk'ün Gençliğe Hatabesi
No: 0028 - 10.05.2008 - 18:35
 Küçük İtfaiyeci
No: 0002 - 25.02.2008 - 14:25
 Bir Kadını Ağlatmak
No: 0011 - 25.02.2008 - 14:31
 Arkadaş
No: 0007 - 25.02.2008 - 14:27
 Adam Gibi Adam Olmak
No: 0006 - 25.02.2008 - 14:27
 Elde Kalan Sesli
No: 0001 - 25.02.2008 - 14:24
 İyi Haftalar
No: 0005 - 25.02.2008 - 14:27
 Bilsem ki
No: 0010 - 25.02.2008 - 14:30
 Diğerleri...   Dosya Ekle 

connection test

site monitoring



Toplam Ziyaretçi Sayısı

YAŞAMI ERTELEMEYİN BEKLEDİĞİNİZ O GÜN İŞTE BUGÜN.....
Copyright ©2006-2012 ..:: www.ydemir.com ::..
Sayfa yüklemesi 1.730 saniye'de gerçekleşti.
Site Haritası | Kullanım Şartları | Gizlilik Politikası | İletişim
Design by Hostver Hosting Solutions
Sistem Version: 3.4.8 - SP: 0.5.1
Bu site en iyi 1024x768 px. çözünürlükte görüntülenir