Benim tahminlerim de doğru çıkmadı. Halkın; "AKP’yi açık ara, birinci parti haline getirebileceğine" hiç ihtimal vermedim. Temmuz sıcağında kömür dağıtma, nohut torbası verme, son anda fındığın fiyatını yükseltip, "halka en çok rüşveti kim verirse seçimi o kazanır" gibi çağ dışı olmuş yöntemlerin bizim ülkemizde de sonunun geldiğini düşündüm.
Yanıldım.
Anketler doğru çıktı.
Tahminler dumanlıdır.
Gerçek olan sonuçtur.
Saygılıyım.
Seçimle "açık ara üstünlük kazanarak" gelen, ülkeyi yönetir. Yönetmeli. Seçimle gelen sadece seçimle gitmeli.
AKP kazandı.
Bu yazıyı yazdığım saatlerde AKP’nin alabileceği oy miktarının 15 milyon sınırına dayandığı görülüyordu.
Tayyip Erdoğan başardı.
Başaran kalmalı.
Başaramayan gitmeli.
Başarısız Mehmet Ağar’ın "istifa edip çekilip giderek" gösterdiği örneği CHP’nin Genel Başkanı Deniz Baykal da hiç gecikmeden göstermeli ve "Tanrım CHP’yi yeniden yarat" dualarının tutmasına fırsat vermelidir.
***
Halk şunu söyledi.
Baykal kaldıkça ana muhalefet partisi CHP’nin iktidara gelme şansı "sıfır olacaktır ve sıfır olarak" kalacaktır. CHP, tam bir kitle partisine dönüştüğünü bir kez daha ispatlamış AKP karşısında, geçerli bir seçenek değildir. Baykal’ı Genel Başkan olarak tutarak CHP’nin iktidara gelme şansı hiç yoktur.
Halk şunu söyledi.
CHP’nin içi boştur.
İçerikten yoksundur.
Çözüm planı yoktur.
Halktan kopuktur.
Sol bir parti değildir.
Halk değişmek istiyor.
CHP; Baykal’ın fren koyması yüzünden, aynı kalıyor. CHP’nin ekonomik programı, demokrasiyi geliştirme projeleri üretme takatı yoktur. Generallerin, "elektronik muhtıra vermelerine" karşı çıkacak demokratik refleksi ortaya koyamadığı için "kendisini güçsüz ve mağdur hissetmeye devam eden Türkiye halkının çoğunluğunu" AKP’ye oy vermeye aslında CHP itmiştir.
***
Halk şunu söyledi:
Türkiye gençtir.
CHP yaşlıdır.
Sebebi Baykal’ın vizyon geliştirememesi ve parti içi demokrasiye izin vermeyerek, sadece holding binası gibi pahalı genel merkez plaza binası yapıp, son model Mercedes makam otomobili alarak, seçim yaklaşınca da "eski sağcılardan vitrin adaylar" oluşturma kolaycılığını seçti.
CHP, sadece kendi üyelerini değil seçmen tabanını da kaybetti. Kendi kalelerinde bile AKP’nin çok gerisinde kaldı. CHP’nin "laiklik ve çağdaşlık söylemleri" bile halk nezdinde itibarını yitirdi. İşçilerin, memurların, çiftçilerin, emeklilerin, işsizlerin, yoksulların, evsizlerin, kadınların, gençlerin, gariplerin oylarını yitirdi. Baykal’ın; "Atatürk’ün partisi CHP’yi getirdiği nokta" ne yazık ki burasıdır. CHP’nin yönetim kadrosu, milletvekilleri de bu tablonun suç ortaklarıdır.
Baykal’ı sorgulamadılar.
Ona kafa tutmadılar.
Onu teşhir etmediler.
Plaza yapmasını.
Seyrettiler.
Halkın tokadını yediler.
Halkın tokadını yiyen gitmeli, alkışını alana saygı duymalı. Demokrasi budur. CHP, kendini yeniden yaratmazsa AKP’nin Başkanı Tayyip Erdoğan’ın "diktatörleşme ihtimali" yükselir.
Baykal, iflas etti.
Baykal gitmeli!
CHP politbürosu dağılmalı.
|